Gençlik: Dün ve bugün

Ordunun hekim ihtiyacını karşılamak için 14 Mart 1827’de İstanbul’da açılan Tıbhane-i Amire ve cerrah yetiştiren Cerrahhane, 1836’da Mekteb-i Tıbbiye adıyla birleştirildi. Sina Akşin’in “Akıl çağının gençleri” dediği Askeri Tıbbiyeliler, modern eğitim verilen okulda Fransız Devrimi’yle gelen özgürlük, adalet, eşitlik kavramlarını, yurdun ne demek olduğunu öğreniyor, geniş ufuklu olarak yetişiyordu.
Gerilemenin acısını içinde duyumsayan, dönemin padişahlarının baskıcı yönetimine karşı çıkan Askeri Tıbbiyeli gençler, yurtseverlik, özgürlük aşkı, ilerleme, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ülküsüyle doluyordu.
GENÇ OSMANLILAR, JÖN TÜRKLER
Türk Devrimi’nin ilk atılımı Birinci Meşrutiyet’in (1876) ilanını sağlayan Genç Osmanlılar’ın önderleri Mithat Paşa, Namık Kemal, Nuri Bey, Şinasi, Ziya Paşa, Ali Suavi, Agâh Efendi idi.
19. yüzyıl sonunda imparatorluğun bunalımdan kurtulması için II. Abdülhamit rejimine son vermek ve Kanunu Esasi’nin yeniden yürürlüğe konmasını sağlamak amacıyla dört Askeri Tıbbiye öğrencisi (İbrahim Temo, İshak Sükûti, Abdullah Cevdet, Mehmet Reşit), 21 Mayıs 1889’da gizli bir örgüt kurdu: İttihad-ı Osmani Cemiyeti.
Katılanlarla genişleyen, dönemin pek çok örgütüyle birleşen cemiyet, İttihat ve Terakki Cemiyeti adını alarak Osmanlı coğrafyasının en güçlü partisi haline geldi.
Türk Devrimi’nin ikinci atılımını, Özgürlük Devrimi denen II. Meşrutiyet’i (1908) gerçekleştiren partinin öncüleri olan Jön Türkler, gençti.
MUSTAFA KEMAL, KURTULUŞ VE CUMHURİYET GENÇLERİ
Öğrencilik yıllarından beri siyasetle, örgütlerle iç içe olan, 24 yaşında yüzbaşıyken Vatan ve Hürriyet (1905) adlı bir örgüt kuran genç Mustafa Kemal’in kafasında yurdu kurtarmak düşüncesi vardı.
Onun genç önderliğinde yürüyen kurtuluş mücadelesinde çoban ateşlerini yakanlar, Kuvayı Milliyeciler, Türk Spartakistleri gençti. Ulusal Kurtuluş Savaşı tam bağımsızlığı, Meclis’i, halk egemenliğini, Cumhuriyeti getirdi.
Atatürk’ün “Gençler! Vatanın bütün umudu ve geleceği size, genç kuşakların anlayış ve enerjisine bağlanmıştır” sözünün esiniyle Cumhuriyet Devrimi’nin öncülüğünü yapanlar yine gençlerdi: Mahmut Esat Bozkurt, Mustafa Necati, Vasıf Çınar, İbrahim Habip Sevük, Mazhar Müfit Kansu, Reşit Galip, Şükrü Saraçoğlu, Tunalı Hilmi, Hasan Âli Yücel, İsmail Hakkı Tonguç...
Onlar, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın mücadelesini ve coşkusunu tam bağımsız, laik, çağdaş bir devletin kurulması çalışmalarına ve devrimlere aktarmayı başaran genç öncülerdi.
Onları Köy Enstitülü gençler, 40 kuşağının ilerici gençleri, 27 Mayıs’ı doğuran özgürlükçü gençlik izledi; Samsun’dan Ankara’ya Tam Bağımsızlık İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü yapan 68 kuşağı Türk gençliğini Atatürk’te birleştirdi.
Sonraki yıllarda nöbeti 78 kuşağı, Cumhuriyet mitingleri, Gezi’nin ve 19 Mart’ın gençleri aldı.
GENÇLİKTİR GELECEK
Atatürk, kendini feda etmesini bilen kuşakların kendi tarihlerini yarattığı gerçekliğini şöyle anlatmıştı (18-19 Temmuz 1936. Aktaran: Kemal Arıburnu, Atatürk’ten Anılar, İş Kültür):
“Türk çocuklarının nasibi, her başarılı atılımdan hep sevinç veren sonuçlar almaktır. Türk çocukları, yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz. Yaptığınız atılımlar, sizi yüksek ülküye ulaştırmak üzeredir, durmayın, yürüyün...
“Mutluluk, bolluk, sevinç ve hepsinden sonra, dünyaya karşı yüksek bir gurur seni bekliyor.
“Türk çocukları... Gurur, ululuk, sende zaten vardır. Bunu gösterme.
Onu, kendi yüksek enerjinin kutsal tutulan ve korunulan yerinde sakla.
Gerektikçe, büyük alçak gönüllülük göster. Fakat yine gerektikçe göster ezici yumruğunu!
“İşte bu özelliklerinle kanıtlayabilirsin ne olduğunu. Benim bugünkü ve yarınki Türk gençliğinden beklediğim güzel özellikler, bu suretle belirlenmeli, görünmelidir.”
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.