Demokrasi korkusu ve aşkı!

Muhalif belediyelere yönelik saldırı son sürat devam ediyor. Önce, 24 saat içinde 5 başkan tutuklandı; isimler arasında Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer de var, bildiğiniz gibi. Üstelik Seçer, üst üste tutuklanan üçüncü Belediyeler Birliği başkanı, İmamoğlu ve Zeydan Karalar’ın ardından. Dün ise Cemil Tugay Türk halkının yüzünü kara çıkardı. Daha önceki beyanlarına bakılırsa, iktidar rozetini taktıktan sonra eşi ve annesi herhalde kendisiyle ilişkiyi kesmiştir! Peki, İzmir böyle ele geçirilir de Çeşme başıboş bırakılır mı? Ege’nin en gözde ilçesi de dün sabah, Tugay yeni rozetini beklerken baskına uğradı. Önlerinde bir harita var; sırayla muhalif renkleri kendilerine bağlamak için hamle yapıyorlar. Ama öyle, ama böyle...
21 Mayıs 2026 günü, yani CHP’nin fiziksel olarak butlan senaryosunun saldırısına uğradığı gün yazdığım makalenin başlığı “CHP nasıl ‘güvenli kilit’ hattında siyasetçi bulabilir?” sorusuydu. O gün, diğer tüm yazılar gibi kaosun ortasında güme gitmişti. O satırlarda Özgür Özel’e bazı isimler vermiştim; kendim kadar güveneceğim, ideolojiye ihanet etmeyecek, sıfatını, koltuğunu hiçbir maddiyata satmayacak çok değerli 20 isim...
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay’a dönelim. İnsan ırkının hangi noktaya kadar kimliğinden vazgeçmeye hazır olduğunun acıklı bir örneğini utanarak ekranlarda seyrettik. Aynen Özlem Çerçioğlu (Aydın), Burcu Köksal (Afyon) ve Veysel Topçu (Dinar) gibi Tugay da milyonlarca seçmenin oyunu resmen dolandırmış oldu. Ama tersine, harika insan örneklerimiz de var: Sinem Dedetaş, Fatma Kaplan Hürriyet, Tanju Özcan, Mustafa Bozbey, İnan Güney, Resul Emrah Şahan, Erdal Beşikçioğlu, Mehmet Murat Çalık, Hasan Akgün gibi direnen ve halkın gönlüne isimleri kazılan belediye başkanları; onlar, seçmenlerinin iradesine sahip çıkan örnek Cumhuriyetçi demokratlar!
Dört buçuk ay önceki makalemde, aynen bu helal süt emmiş siyasetçiler gibi, şerefine ve seçmenlerine düşkün, saygılı ve hiçbir bedele ya da tehdide pabuç bırakmayacak 20 isim saydığımı söylemiştim. Lütfen arşivden o yazıdan o isimleri bulun. Özgür Özel ve ekibinden rica ediyorum: Sizler de “kandırılmayın”, “aldatılmayın”. Lütfen belediye başkanlarını ve milletvekillerini, her seçim bölgesinde tüm üyelere seçtirin... Üyelerin çoğunluğunun kararıyla seçilen isimler, böyle yüz kızartıcı U dönüşlerine girmezler, giremezler. İl ve ilçe başkanlarını yıllardır istediğimiz şekilde tüm üyelere seçtirdiğiniz gibi, bu büyük adımı da korkmadan atın! Bırakın o sorumluluğu geniş tabanlı örgütünüz alsın! Korkunç ve rahatsız edici olayları peş peşe yaşayan halkımızın artık sabrı kalmadı. Yüzüne güldükten bir süre sonra, güven suistimaliyle arka kapıdan sıvışıp davalı olduğun komşuya kaçan aile ferdiyle karşılaşmak istemiyor bu insanlar! Dolayısıyla seçimler yaklaşırken YENİ Parti’yi ve seçmenlerini bu felaketlerden kurtaracak tek formül “Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü” adını verdiğimiz çalışma. YENİ Parti büyük bir yol kat etti; tüm yöneticilerini bu sistemle seçiyor. Ama şimdi sıra ana hamlede: milletvekilleri ve belediye başkanlarını aynı şekilde seçmek, seçmene, örgüte güvenmek...
Tabii başka bir soru daha var: Çok havalı naklen yayınlarla, çiçekler, alkışlarla transfer olan bu “başkanlar”ın hiçbir siyasi gelecekleri olabilir mi? Felsefi olarak ifade edersek, siyasi olarak “tecilli birer ölü”den ibaretler! Yani Allah uzun ömür versin ama siyasi olarak hiçbir gelecekleri yok. Ben Tugay’ın bir daha Kordon’da nasıl gezebileceğini gerçekten bilmiyorum! Mesela, sanıyor musunuz ki AKP kendisini bir dahaki dönem İzmir’den aday gösterecek!? Güldürmeyin beni! Onlar bir daha ne AKP’den aday olabilirler ne de sol veya merkezden tek bir oy alabilirler!
Peki bu transferler dışında, kayyum atanan belediyeler, hapse atılan başkanlar, AKP’nin CHP’den çekip zorla veya tehditle aldığı makamlar, iller, ilçeler ne işe yarayacak? Herhalde bir buçuk yıl kadar heveslerini alacaklar! Bütün bu belediye başkanlıklarına yönelik saldırılar AKP’ye hiçbir şey kazandırmaz! Tam tersine, bumerang gibi tüm bu ele geçirmeler ve transferler ellerinde patlayacak; çünkü seçimleri çok farklı bir sonuçla kaybedecekler!
Devlet Bahçeli, yine kendi ağdalı kelimelerle yüklü jargonuyla kürsüde sunumunu yaptıktan sonra, Erdoğan övgülerine girişti. Bunun sonucunda da tabii, onun kesinlikle bir kere daha cumhurbaşkanı seçilmesi gerektiği konusunda yoğun bir talep ortaya çıkardı. Bahçeli’ye göre bu zaten üzerinde tereddüt edilecek hiçbir nokta bulunmayan kesin bir gereklilik.
Herhalde dar görüşlülüğüm (!) yüzünden ama ben bu talebin neye dayanarak hayata geçebileceğini pek anlayamıyorum. İktidar bu hamleyi 2028’de yapmak istiyor. Halbuki, yasal olarak bu konuyu detaylıca ele alan Ömer Faruk Eminağaoğlu gibi tecrübeli bir hukuk insanı, Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu’na göre bu tarihin en geç kasım veya Aralık 2027’de olabileceğini bana en ayrıntılı şekilde anlattı. Yani Bahçeli’nin söylediği gibi 2028 yılının hiçbir tarihi, “yasal erken seçim” için geçerli olmayacak.
Türkiye’nin bitmez tükenmez dertli gündemiyle ilgili bir makaleyi daha sonlandırırken Özel’in evvelsi günkü konuşmasında çok önemli bulduğum vurgusunu size tekrarlamak istiyorum: “Bütün taktikleri beklentiyi yok etmektir. ‘Artık değişmez, bunlar yenilmez, yenilse de gitmez’ gibi kendilerini seçmenin umutlarını kırarak ayakta tutmaya çalışanlara karşı umut buradadır! Heyecan buradadır, her yaştan genç buradadır.”
Arkadaşlar, sizden özellikle rica ediyorum. Buna benzer düşüncelerle muhalif kesimlerin moralini bozmaya çalışan, onları teslimiyete yönlendirenleri dinlemeyin, ciddiye almayın! Onların sizin çevrenizde de bulunduğunu biliyorum. Bu karamsarlar “kaybedenler kulübü” üyesi olabilir; Kılıçdaroğlu sendromundan muzdarip olabilirler. Ama bize yakışan, AKP’nin panik içinde yürüttüğü demokrasi ve muhaliflere yönelik saldırı planından ürkmeden, mantıkla, inançla, kararlılıkla bizi bekleyen büyük seçim zaferine doğru planlı çalışmalarla yol almaktır! Türkiye’nin acilen moral bozan, içten yıkıcı, sözde muhalifözde iktidarın psikolojik hizmetçisi olmaktan öteye gidemeyen bu güruhtan kurtulmalıdır.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.