Alihan Kuriş dosyası. GSM hattının sahibi ortaya çıktı, raporu varmış

Alihan Kuriş ifadesinde herhangi bir GSM hattı kullanmadığını ileri sürse de soruşturmada bunun tersi yönünde bulgular elde edildi. Hattın sahibiyle ilgili ayrıntılar dikkati çekti.
“Süleymancılar” olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilere özellikle mali yönden yapılan incelemeler sonucu odaklanılan soruşturma sürüyor.
Dosyanın kilit isimleri arasında yer alan iki kişi dün Marmaris'te yurt dışına kaçma hazırlığındayken yakalandı. Bu sırada eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in de adı dosyaya karıştı.
Son olarak Kuriş'in aksi yöndeki iddiasına rağmen onun tarafından kullanıldığı anlaşılan GSM hattının sahibi ortaya çıktı.

Anadolu Ajansı
RAPORU VARMIŞ
Kuriş, ifadesinde herhangi bir GSM hattı kullanmadığını ileri sürmüş; ancak soruşturma sırasında örgüt yöneticilerinden Osman Aslanali’nin yönettiği Göknur Gıda’da çalışan Ali Kovan adına kayıtlı GSM hattını kullandığı tespit edilmişti.
Kuriş’in kullandığı hattın yasal sahibi Ali Kovan’ın Mersin’de ikamet ettiği ve yüzde 50 oranında zihinsel engellilik raporunun bulunduğu ortaya çıktı.
Kovan’ın ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından düzenlenen “Sürekli Engelli Kimlik Kartı” sahibi olduğu belirlendi.

Anadolu Ajansı
SORUŞTURMA NEDEN BAŞLADI?
Alihan Kuriş'e Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada “Çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “Nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet”, “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” gibi suçlamalar yöneltiliyor.
13 Ağustos'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 38 kişiden 32'si 16 Ağustos'ta tutuklandı.
17 ilde 123 adreste arama yapılan operasyonlarda kaynağı belirsiz olduğu iddia edilen 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın bulundu.
Savcılığa göre bu örgütle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi.
Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer alıyor.
Yurt dışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da belirtiliyor.

Anadolu Ajansı
BAKANLAR NE DİYOR?
Soruşturmayla ilgili açıklamalar, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den geldi.
Çiftçi, operasyonun üzerinde uzun zamandır çalışıldığını açıkladı. Söz konusu operasyonların muhafazakar ve dindar bir kesimi hedef almadığını vurgulayan Çiftçi, şöyle konuştu:
“AK Parti iktidarları döneminde hiçbir dindar insanımıza, hiçbir cemaate, hiçbir muhafazakar kesime kesinlikle operasyon yapılmamıştır. Burada alt kısımdaki inanan insanlarla yukarıdaki bunu çıkar örgütüne dönüştüren insanların ayrımının iyi yapılması gerekiyor.
Burada üst örgüte, üst yönetimine yapılan bir operasyon var. Yani geniş kesimlere yönelik olarak yapılan bir operasyon yok. Bunu da burada açıklıkla ifade etmemizde fayda var."
Bakan Gürlek de "Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar ederek suç işleyen ve bu yolla haksız kazanç elde eden yapılara karşı gerekli adımlar atılmaktadır." dedi.
Gürlek, temel ölçütlerinin "herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalar" olduğunu vurguladı.

DHA
ALİHAN KURİŞ'İN İFADESİ
Alihan Kuriş ifadesinde dini ve sosyal çevresinde bir kanaat önderi olarak görüldüğünü ancak herhangi bir suç örgütüyle bağlantısının bulunmadığını ileri sürdü.
Dosyada adı geçen çok sayıda kişiyle ilişkisinin çoğunlukla sosyal çevre, komşuluk veya vakıf faaliyetleri kapsamında olduğunu, ticari bir bağlantının söz konusu olmadığını iddia etti.
Kuriş'e MASAK raporlarında şüpheli görülen işlemler ve ticari ilişkiler de soruldu.
Raporlarda dikkat çekilen yüksek hacimli para hareketleri ve ticari ilişkilerin büyük bölümünün 2022 sonrasında gerçekleştiğini öne süren Kuriş, bu nedenle söz konusu işlemlerle ilgili bilgi veya sorumluluğunun bulunmadığını savundu.
MASAK raporunun odağındaki şirketlerden birinin 2023'ten sonra finansal işlem hacmindeki ciddi artış ve diğer şirketlerle para transferleri de sorgulandı.
Kuriş, şirket hisselerini Temmuz 2021'de devrettiğini, şirkette yönetici veya imza yetkilisi olmadığını öne sürdü.
Kuriş evinde yapılan aramalarda el konulan altın ve ziynet eşyalarının aile birikimleri, düğün takıları ve çocuklarına hediye edilen eşyalar olduğunu iddia etti.
Ayrıca çelik kasada bulunan üç milyon dolarlık senedin, geçmişte planlanan ancak gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için düzenlenmiş teminat senedi olduğunu ileri sürdü.

KİLİT İSİM KAÇMA HAZIRLIĞINDAYKEN YAKALANDI
Soruşturmanın iki firari ismi dün Marmaris'te yurt dışına kaçma hazırlığı yaparken yakalandı. Bunlardan biri, Kuriş'in kardeşi ve dosyanın kilit ismi Hilmi Tuna Kuriş'ti; adı, abisinin sorgusunda geniş yer tutuyordu.
Alihan Kuriş, eskiden ortağı olduğu Arden Gıda'nın hisselerini kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e devretmişti.
MASAK raporunda Arden Gıda'nın bankacılık işlem hacminin 2017 ile 2026 arasında 6 milyar 520 milyon 264 bin TL'ye ulaştığı görülüyordu.
Şirketin yalnızca 2025 yılı brüt satışları da 1 milyar 575 milyon TL'yi buluyordu. Alış - satış hacimlerinde özellikle 2020 ve 2022 yılları öne çıkıyordu.
Aynı dönemde Arden Gıda hesaplarına 76 milyon 537 bin TL nakit yatırıldığı, elektronik para ve ödeme kuruluşları üzerinden ise toplam 52 milyon 381 bin TL civarında transfer girişi bulunduğu kayıtlara geçmişti.
Bunun yaklaşık 52 milyon 374 bin TL'sinin SİPAY üzerinden 273 işlemde gerçekleştiği görülüyordu.
Arden Gıda'nın en yüksek hacimli ticari ilişkilerinden biri ise Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri ile gerçekleşmişti.
2017-Haziran 2026 arasındaki banka kayıtlarında iki şirket arasındaki işlem hacmi yaklaşık 339,6 milyon TL olurken, Arden Gıda'nın yalnızca 2025 yılında bu firmadan yaptığı mal ve hizmet alışının 391 milyon 215 bin TL'yi bulduğu kaydediliyordu.
Kuriş'e Akdeniz Toros'un yöneticileri sorulduğunda“Ürünlerinin müşterisiyim, bunun haricinde başka bir bilgim yoktur, yöneticilerini bilmem.” iddiasını öne sürmüştü:
“Ben söz konusu Arden Gıda'daki hisselerimin tamamını resmi kayıtlarda da görüleceği üzere 07/2021 tarihinde devrettim. MASAK raporunda bahsedilen ve yorumlanan verilerin tamamı 2023 ve sonrası tarihe aittir.”
Kuriş usulsüz olduğu ileri sürülen hususların 2022 ve sonrasında gerçekleştiğini, bu işlemlere ilişkin bilgi veya görgüsünün bulunmasının mümkün olmadığını savunmuştu.

İDRİS NAİM ŞAHİN'İN ADI DA KARIŞTI
Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanması sonrası eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in de adı soruşturmayla anıldı.
Kuriş ve birlikte yakalandığı Erhan Yılmaz'ın kaçarken kullandığı aracın 2030 yılına kadar Şahin adına tahsisli olduğu ortaya çıktı.
Şahin, konuyla ilgili BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada söz konusu aracın kendi bilgisi dışında kullandırıldığını iddia etti.
Ankara'da ikamet ettiğini belirten Şahin, aracı İstanbul'a gittiğinde kullanmak için kiraladığını, kullanmadığı zamanlarda da otoparkta tutulması üzerine anlaştığını ileri sürdü.
Şahin, aracı kiralayan şirketin sahibinin bu araçla Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ı taşıdığını basından öğrendiğini savundu.
Şahin, adı geçen kişileri tanımadığını iddia etti; şirketin sahibi hakkında ise suç duyurusunda bulunduğunu sözlerine ekledi.

IHA
"GLOOPER" DEŞİFRE OLDU
“Glooper” adlı gizli uygulama, kamuoyunun gündemine ilk kez İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamasıyla geldi:
“Sadece dini hassasiyetlerle hareket ettiğini iddia eden bir yapı, neden üç kademeli doğrulamayla erişilen 'gizli bir iletişim yazılımı' kullanma ihtiyacı hisseder?”
Bakan Çiftçi, “Geçmişte FETÖ'nün ByLock ihanetinde şahit olduğumuz bu kriptolu ve karanlık yöntemlerin kimler tarafından, ne amaçla kullanıldığını çok iyi biliyoruz.” diye de ekledi.
Bu sözlerin ardından "Glooper" ile ilgili ayrıntılar ortaya çıktı.
Uygulamanın App Store ve Play Store gibi mağazalarda bulunmadığı öğrenildi.
Uygulamanın dışarıdan erişime tamamen kapalı olduğu, özel ve gizli bir data, veri işleme ve dosyalama yapılabildiği belirlendi.
Kullanıcıların üç kademeli doğrulama ile uygulamaya giriş yapabildiği anlaşıldı.
Uygulamada yurt, personel, idari ve mali işlerle ilgili hesapların tutulduğu öğrenilirken hocalarla iletişimin şifreli e-postalar üzerinde yapıldığı da öne sürüldü.

Anadolu Ajansı
ALMANYA'DA "GENEL MERKEZ" YAPIYORLARDI
Öte yandan Almanya'nın Köln kentinde inşası süren bir “genel merkez” binası olduğu da biliniyor.
"İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ)" adı altında yapımı devam eden dev kompleksin kara para aklamak amacıyla kullanıldığı iddiaları da mercek altında.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NTV yayınında şunları söylemişti:
“Şu anda biz biliyoruz Avrupa'da, Avrupa'nın Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bittiği zaman da 70 milyon dolarlık büyük bir yatırım bu.” diyen Çiftçi, şöyle devam etti:
“Büyük bir genel merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde, inşaat tamamlandığında faaliyetlerin tamamının oraya da kaydırılacağını, artık faaliyetlerin orada yürütüleceğini de değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün suç ayaklarına yönelik olarak, finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyondu.
Epeydir üzerinde çalışılan bir operasyondu. Bugün de gerçekleştirilmiş oldu. İlerleyen günlerde tabii operasyonun neticeleri daha açık bir şekilde ortaya çıkmış olacak."
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.