İzmir duruşu...

“Kurtuluşun ve kuruluşun kenti” İzmir’in, Cumhuriyet ve demokrasi değerleri ile çok özgün bağları var. Bu bağlılık nedeniyle, İzmirli yurttaşların büyük çoğunluğu, her daim Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetine ve çağdaş demokrasiye sahip çıkıyor. Siyasal tavırlarıyla-duruşlarıyla, ülkenin kritik dönemeçlerinde, belirleyici ve yol gösterici bir rol oynuyor.

İzmir’in ve İzmirlinin son yıllardaki özgün bir tutumu da mevcut iktidara karşı aldığı siyasal tavra yansıyor. Genel ve yerel hiçbir seçimde iktidara geçit verilmiyor. Özellikle de yerel seçimlerde, her türlü baskıya, kuşatmaya ve vaade karşın, muhalif adaylar tercih ediliyor. İzmir, bu siyasal tavrıyla da özellikle büyük kentler arasında çok farklı ve özgün bir yer ediniyor. Biz, kısaca “İzmir duruşu” olarak tanımlanan bu tavrın, gelecekte yaşadığımız dönemi inceleyecek ve yazacak siyaset bilimciler için, önemli bir değerlendirme olacağını düşünüyoruz.
FOÇA’DA YAŞANAN
İzmir’de bir türlü dikiş tutturamamış siyasi iktidar, son dönemde farklı bir yol deniyor. Seçimle alamadığı kentleri, yerel yönetimleri; başkanları ve meclisleri kuşatarak, hizmet vaatlerinde bulunarak almaya çalışıyor. Böylece yerel yönetimlerde yeni siyasal dengeler oluşturmak ve kendine yeni alanlar açmak istiyor. Bunun son örneği de Foça oldu.
O Foça ki 37 yıldır muhalif başkanlarca yönetiliyor. CHP’nin baraj altında kaldığı en zorlu dönemlerde bile, muhalif adayları seçmesiyle biliniyor. Üstelik son iki yerel seçimde, iktidar partisi burada aday bile çıkaramamış, Bütün bunlara karşın, CHP’li başkan Saniye Bora Fıçı iktidar partisine transfer oluyor. İşin bir başka ilginç yönü, iktidar partisinin İzmir’de ilk kez bir CHP’li başkanı transfer etmiş olması. Siyasal gözlemciler, bunun devamının başka isimlerle gelebileceğini ifade ediyorlar.
SEÇMENİN EMANETİ
Biz bu transferleri, ister baskıyla isterse hizmet vaadiyle yapılmış olsun, hiçbir biçimde kabullenemiyoruz. Çünkü bu tavrın, seçmenin iradesine ve emanetine ters düştüğünü düşünüyoruz. Muhalif başkanlar bu görevlere soyunurken önlerindeki bütün zorlukları biliyorlardı. Seçmen, onlara muhalif duruşları ve siyasi aidiyetleri nedeniyle oy verdi. Şimdi bütün bunları yok saymak ve hizmet gerekçesiyle ya da başka gerekçelerle tam tersi konumlara savrulmak, hiçbir biçimde açıklanamaz ve savunulamaz.
Muhalif başkanlar, kendilerine verilen oylara, seçmenlerin emanetlerine titizlikle sahip çıkmalıdır. Hiçbir baskı, korkutma, kuşatma ve vaat, onları bu duruşlarından vazgeçirememelidir. İzmirliler, oy verdikleri başkanlardan ve meclis üyelerinden, haklı olarak öncelikle bu tutarlılığı bekliyor.
DURUŞ KORUNMALI
Sözün özü; İzmir’in ve İzmirlinin çeyrek asırdır devam eden siyasal duruşu korunmalıdır. Gelecek kuşaklar tarafından, öncelikle İzmir’in bu tarihi duruşunun değerlendirileceği gerçeği, hiçbir zaman unutulmamalıdır. Eğer bu gerçeklik unutulursa, İzmir duruşuna gölge düşürülmüş olur. Bunun tarihi ve siyasi sorumluluğu da çok ağırdır. Unutulmamalıdır ki ülkenin dört bir yanındaki, Cumhuriyet ve demokrasi değerlerinden yana pek çok muhalif seçmenin gözü, kulağı İzmir’dedir.
Foça örneği ile muhalefetin saflarında bir gedik açılmış oldu. Başkan Fıçı, bu kabul edilemez tavrıyla, başta rahmetli dostumuz Nihat Dirim olmak üzere, geçmişteki başkanların adeta kemiklerini sızlattı! Foça’da ortaya çıkan tepkiler, işte bunun yansımasıdır. Biz YENİ Partili, CHP’li, bağımsız tüm muhalif başkanları ve meclis üyelerini; “İzmir duruşu”nu onurla korumaya ve bu tarihi duruşa titizlikle sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Ege iş dünyasında seçim heyecanı
Önümüzdeki ekim ayı, ticaret ve sanayi odalarında, borsalarda seçim dönemi. Başta İzmir’de olmak üzere, Ege’nin birçok kentinde yoğun bir seçim heyecanı var. Ege iş dünyasında seçim rüzgârları esiyor. Ege Bölgesi’nde çok sayıda oda ve borsa seçime hazırlanıyor.

Aslında odalarda ve borsalarda uzun bir seçim süreci var. Önce meslek gruplarında seçim yapılıyor. Bu seçimlerden meslek komiteleri ile meclislerde o meslek gruplarını temsil edecek meclis üyeleri seçiliyor. Sonra oda meclislerinin ilk toplantılarında, odanın ve meclisin yönetimleri belirleniyor.
İZMİR’İN-EGE’NİN DEĞERLERİ
Bu bağlamda İzmir’de, önce 1 Ekim’de İzmir Ticaret Odası’nda (İzTO) sandık kurulacak. Meslek komiteleri seçimi yapılacak. Bazı meslek gruplarında çekişmeler yaşansa da yönetim bazında ve özellikle de başkanlıkta bir değişim beklenmediği için, seçimler eski yıllara göre daha sakin geçecek. Adaylığını açıklayan mevcut başkan Mahmut Özgener’in görevini sürdürmesi bekleniyor.
İzmir’de asıl heyecan Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası’nda (İTB) yaşanıyor. Mevcut EBSO Başkanı Ender Yorgancılar ile Borsa başkanı Işınsu Kestelli, önümüzdeki dönem için aday değiller. Bu nedenle, buralardaki komite ve meclis seçimlerinde çekişme yoğun. İTB seçimleri 5 Ekim’de, EBSO seçimleri de 6 Ekim’de Fuar İzmir’de yapılacak. Bütün seçimlerde komitelere, meclislere ve yönetimlere girmek isteyen adaylar; iş dünyasında İzmir’in ve Ege’nin değerlerini en iyi şekilde temsil edeceklerini ifade ediyorlar.
CUMHURİYETÇİ VE DEMOKRAT
Gerçekten de toplumun birçok kesiminde olduğu gibi iş dünyasında da Cumhuriyet ve demokrasi değerlerinin en iyi şekilde temsil edilmesi büyük önem taşıyor. İlklerin kenti İzmir’in ve ilklerin yöresi Ege’nin, ülkemizin ekonomiksosyal-kültürel ve siyasal yaşamında çok önemli bir tarihsel geçmişi var. Öncelikle yeni dönemde çeşitli görevlere soyunan iş insanlarının, bu tarihsel misyonun ve geçmişin ayırdında olmaları gerekiyor. Örneğin, siyasi baskılara karşı “İzmir duruşu”nu koruyabilmeleri bekleniyor.
Biz, sevgili eşim Prof. Dr. Ferlâl Örs ve tarihçi arkadaşımız Dr. Erkan Serçe ile birlikte, geçmişte İzmir’in ekonomi-ticaret tarihini araştırmış ve kitaplaştırmıştık (Yüzyıllar Köprüsü - İzTO Yayını-2002). O çalışmada da iş dünyasının yakın geçmişindeki çekişmeli, heyecanlı seçimlerini yazmıştık. O dönemlerde dikkatimizi çeken başlıca öge; İzmir iş dünyasının, Cumhuriyetin kurucu değerleri ve demokrasinin evrensel ilkeleri ile olan kopmaz ve sarsılmaz bağıydı. Zaman zaman o dönemlerde de görülen siyasi müdahaleler, İzmir’in, Ege’nin Cumhuriyetçi ve demokrat özüne bir türlü söz geçirememişti. İktisat Kongresi’nden ve Fuar’ın kuruluşundan günümüze uzanan değerlerin, yaklaşımların; günümüzde de geçerliliğini koruduğunu düşünüyoruz.
Manisa’nın kent belleği
Bir kentin belleğinin oluşumunda ve bu birikimin geçmişten günümüze-geleceğe taşınmasında, kitaplar önemli bir yer tutar. İşte bunun ayırdında olan Manisa Büyükşehir Belediyesi, “Kent Kitaplığı Yayınları” kapsamında ardı ardına önemli eserler yayımlıyor.

KENT KİTAPLIĞI YAYINLARI
Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde sürdürülen çalışmalar bağlamında; Manisa’nın tarihsel ve kültürel birikimi kayıt altına alınıyor.
Kent Kitaplığı’nda yer alan “Cumhuriyet Döneminde Manisa’da Eğitim (1923-1950), Öncesi ve Sonrasıyla Milli Mücadele’de Manisa Sempozyumu Bildileri”, “Tanzimat’tan Birinci Meşrutiyet’e Manisa” gibi yayınlar dikkat çekiyor.
MANİSALI YAZARLAR, ŞAİRLER
Biyografi, edebiyat ve anı türü eserlerin de yer aldığı yayınların son eseri de kapsamlı bir sözlük çalışması oldu. Mustafa Ören’in büyük emeği ile hazırlanan “Manisalı Yazar ve Şairler Sözlüğü” yayımlandı.
Bu eserin bizim için bir başka önemli yanı, sözlüğün 492. ve 493. sayfalarında bize de yer verilmiş olması. Büyük özveriyle bu eseri hazırlayan Mustafa Ören’i yürekten kutluyoruz. Manisa’nın kent belleğini oluşturacak bütün bu anlamlı çalışmalar için; başta Manisa büyükşehir başkanı Besim Dutlulu ve ilgili genel sekreter yardımcısı Ulaş Aydın olmak üzere, emeği geçen herkese içtenlikle teşekkür ediyoruz.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.