Antalya izlenimleri... Kime güveneceğiz?

Hafta sonu doğduğumuz topraklarda ve Antalya Kitap Fuarı’ndaydık.
Anadolu’nun evrensel yazarı Fakir Baykurt’u ölümünün 27. yılında yaşama gözlerini açtığı Burdur Yeşilova Akçaköy’de andık.
Fakir Baykurt’u unutmak, unutturmak elbette mümkün değil. Ancak Akçaköy ve Yeşilova’da onu anmak, anlatmak ayrıca anlamlı. Baykurt yıllardır il merkezinde Burdur’da anılıyordu. Okan Kurd’un belediye başkanlığıyla birlikte Yeşilova anmayı üstlendi, Akçaköy’deki Fakir Baykurt Kütüphanesi önündeki meydanda güzel bir etkinlik düzenlendi.
Ortaokulda kitaplarıyla, 1990’lı yıllarda da Mustafa Ekmekçi’nin odasında kendisiyle tanıştığım Baykurt, yaşamı boyunca ödül ve cezayı bir arada yaşadı. Cumhuriyet gazetesinde dizi olarak yayımlandıktan sonra basımı gerçekleşen Yılanların Öcü onu önce öğretmenlikten etti. Sonra ödül getirdi. Tırpan da öyle.
Öğretmenliğin, Aydınlanmanın, direnmenin, örgütlü gücün adı Fakir Baykurt’u bir kez daha sevgi, özlemle anıyor; anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Burdur’dan sonra Antalya’ya geçerken geleneği bozmadık. Eğer gideceğimiz yer hukukumuzun olduğu bir belediye başkanı tarafından yönetiliyorsa telefon edip nezaketle şehre giriş izni istiyoruz.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir’i, 20’li yaşları bu yıl bitirmiş Hülya Gümüş’ün yönettiği Bucak’ı geçtikten hemen sonra aradık. İzin vermekle kalmadı, kitap fuarına da mutlaka uğrayacağını söyledi. Sözünde durdu. Fuarda geniş bir tur atarken bize de uğradı. Zorlu bir dönemde onurla taşınması gereken bir sorumluluk aldı, sürdürüyor. Haddimizse kutladık...
Bilgi Yayınevi standında okurlarla buluşurken her zamanki gibi kâğıt kalemi yanımızdan eksik etmedik. Yurttaşların en çok kullandığı cümleleri not ettik. Paylaşalım:
- Kime güveneceğimizi şaşırdık. İzmir Büyükşehir Belediye başkanı hem geçiyor hem de hiçbir mantıklı yanı olmayan gerekçeler sıralıyor. Dönmenin bile bir adabı olur.
- Kaybede kaybede gidiyoruz. Nereye kadar?
- Bu gidişle seçimin de anlamı yok. Sandıkta kazanamadıkları yerleri salonda gasp ediyorlar.
- AKP’nin il başkanlıkları il seçim kurulu gibi oldu. Gözlerine kestirdikleri yerlere alttan girip üstten çıkıyorlar rozet takıyorlar.
- Rozet ve kelepçe diye bir kitap yazın. Bu dönemin en kısa özeti bu.
- Bunlar Atatürk’ün sözüne de konmaya çalışıyorlar ama tam tarif şu:
AKP birilerinin kimsesidir!
- İnsanın aklına olmadık şeyler geliyor; bunlar seçimi yapmamak için her şeyi yapar. Yoksa bu kadar belediye başkanına niye rozet taksınlar?
Tabandaki genel görünüm akla ilk 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesindeki parçalı durumu anımsatıyor. YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’ten dinlemiştim. Yerel seçimler için sandık görevlileri planlaması yaparken 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde görev alanların çoğu yeniden görev almak istemediğini söylemiş. Nedeni sorulduğunda şu tür yanıtlar verilmiş:
- Bizim seçim kazanma umudumuz kalmadı!
Yeni bir hamleyle seçim hazırlıklarına girişilmiş.
Sonuç olarak tarihin en büyük yerel seçim başarılarından biri geldi. AKP ilk kez girdiği bir seçimden birinci parti olarak çıkamadı.
Eğer iyi bir seçim stratejisi izlenirse 3 Kasım 2002, 31 Mart 2024 gibi iktidar gücünü kullananların kaybedeceği bir seçim sonucu yaşanabilir.
Doğal olarak şu da soruldu:
YENİ Parti CHP ikileminde ne olur?
Görüşümüzü şöyle paylaştık:
Bugün ana çelişki iktidarla. Siyasetini bu iktidarla mücadeleye oturtan kazanır. Oturtamayan kaybeder!
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.