Bir kardeşlik öyküsü

Gereksinimlerin dijital araçlarla, cep telefonlarıyla karşılandığı bir dünyada insanlar arasındaki bağlantılar, dayanışmalar da giderek kopuyor. Biri bilim insanı, biri şiirler de yazan masal uzmanının aralarındaki dayanışmayı yansıtan ilişkiyi genç bir yazar olan Mehmet Çevik, Sevgili Pertev Ağabey, Sevgili Oğuz Kardeş adlı kitapta (BilgeSu Yayıncılık, 2024) bir araya getirdi.
Kitabın bir ek adı da var: “Pertev Naili Boratav-Oğuz Tansel Mektuplaşması”. Kitapta Boratav’ın 27, Tansel’in 11 mektubu yer alıyor. İlgililer, mektup sayısının daha yüksek olduğu kanısında. Kitabın derleyip toparlayıcısı ise gençlik dönemini yaşayan Mehmet Çevik’tir.
Pertev Naili Boratav ömrünü Türk kültürünün sözlü birikimlerini derleme, inceleme, yorumlama, değerlendirme ve tanıtımına adamış değerli bir bilimadamı.
Mesleği öğretmenlik olan Oğuz Tansel, halk bilimi araştırmacısı. Sorumluluklarının bilincinde bir aydın. Boratav’la tanıştıktan sonra bu ilgisini halk kültürü çevresinde bilimsel bir zemine oturtur. Pertev Naili Boratav’ın isteklendirmesiyle masal derlemelerine girişir. Şiir de yazar.
YAZARLAR
Çevik, kitabın amacını, yazdığı önsözde ayrıntısıyla özetleme gereği duyuyor:
“Bu kitap, Türk halk bilimi çalışmalarının kurumlaşmasında belirleyici ve yönlendirici bir rolü olan Pertev Naili Boratav (1907-1998) ile şair, yazar ve halk bilimi araştırmacısı Oğuz Tansel (1915-1994) arasındaki mektuplaşmanın metinlerini ve bu metinler üzerindeki genel bir incelemeyi içermektedir. 1930’lu yıllarda Boratav öğretmen, Tansel de 1 yıl onun öğrencisi oluyor. Onların bağlantısı Konya Erkek Lisesi’nde başlasa da zamanla aile üyelerini de kapsayan güçlü bir dostluğa evrilir ve bu yaşam boyu sürer.”
UYARI
Aralarında öğretmenlik-öğrencilik yakınlığı olsa da Boratav gerçeği dile getirmekten kaçınmaz. Tansel’in masallarını bilimsel değerlemeden geçirerek şu sonuca varır:
“Masalı masalcıların üsluplarına mümkün olduğu kadar sadık kalarak işlemeli. Bazı hallerde dilinin perişanlığına, üslubunun derbederliğine rağmen anlatışında (kelimelerde, konuşma kalıplarında, psikolojik anların tespitinde) bir ölçü vardır ki bunu kaybetmemek lazım, metne çekidüzen verirken. Sen bilhassa başlarda yaptığın ilavelerle bu ölçüyü kaçırmışsın. Bir de iyi masalcıların ağzından tespit edilmiş masallarda metni adım adım takip ederek, masalın üslubunun yazıya geçilmesinde mahzurlu olacak yerlerinde rötuşlar yapmak ve nihayet çok emin olduğun yerlerde, yine masal geleneğinden alınmış malzeme ile göze çarpan eksikleri tamamlayıp metni tamir etmek yolu vardır.”
SONUÇ
Emek yerde kalmaz, iyi bir iş yapılmışsa yaşam boyunca değerinden bir şey yitirmiyor. Nitekim yıllar sonra (Ankara Üniversitesi, DTCF, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan, aynı üniversitede Türk halk edebiyatı alanında doktora yapan Mehmet Çevik şu açıklamayı yapıyor:
“Bu kitabın ortaya çıkma serüveni yaklaşık 19 yıl önce başlamıştı. Oğuz Tansel’in kızı Prof. Dr. Aysıt Tansel, ellerinde Pertev Naili Boratav’ın babalarına gönderdiği bazı mektuplar olduğunu söylemiş ve bunlar üzerinde bir çalışma yapmamı önermişti. Ardından Tansel’in oğlu Ülkün Tansel’le ODTÜ’de buluşmuş ve ellerinde bulunan 23 mektubun birer fotokopisini almıştım. Mektupların tamamına yakını eski harflerle (Arap alfabesiyle) yazılmıştı. Bu mektupları alıp genel olarak inceledim, bunu yaparken de Tarih Vakfı’nın Boratav Arşivi’nden Tansel’in Boratav’a gönderdiği mektupların bir kısmına ulaştım.”
Aysıt Tansel, sözünü ettiğim kitabı bulunduğu tatil yerinden bana da gönderdi. Ben de kitaba yönelik tanıtma yazısını okurlarıma sunuyorum.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.