PunchFrom Shearer to Fernandes: Every Premier League Player of the Season winnerBollywood HungamaNimrit Kaur Ahluwalia suffers deadlift injury; says, “I will bounce back, but I also want to bounce back the right way”וואלהאסון במפעל גז ברוסיה: שבעה נהרגו, בהם שישה אזרחים סינים; תשעה נעדריםCNN TürkYunanistan cephesinde askeri hareketlilik: Patriot hamlesinde 3 kritik mesaj!The Jerusalem PostMamdani opposes NYC event with leader of India's Hindu nationalist group한겨레메인 뉴스에 뜬 ‘공룡능선 완주 청년’, 방송사 대주주 외손자였다InquirerIbon: Gov’t poverty standard ‘outdated,’ ‘unrealistic’ХабрOAuth 2.0 в amoCRM REST API на PHP простым языком: получение, хранение и обновление токеновسكاي نيوز عربية"أنثروبيك": 30 تريليون دولار حجم سوق الذكاء الاصطناعيCBS NewsFire in Pakistan hospital nursery kills at least 14 newborns, officials sayHet Laatste NieuwsCOLUMN. Geert Hoste over de regen: “Ik had zin om in de gietende regen met een lantaarnpaal te dansen”Business AMTrump wil Lake Ontario hernoemen tot Lake America nu spanningen met Canada oplopen
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, August 26, 2026

Yunanistan cephesinde askeri hareketlilik: Patriot hamlesinde 3 kritik mesaj!

Translate
Yunanistan cephesinde askeri hareketlilik: Patriot hamlesinde 3 kritik mesaj!
Kaynak:Hürriyet

Yunanistan, İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimin yeniden tırmanması ihtimaline karşı kritik altyapı ve askerî tesislerin güvenliğini artırıyor. Yunan Silahlı Kuvvetleri, stratejik öneme sahip Souda Körfezi’nin hava savunmasını güçlendirmek amacıyla Karpathos Adası’nda konuşlu bir Patriot hava savunma bataryasını Girit’e transfer etti.

Karar, İranlı üst düzey yetkililerin Avrupa’daki ABD üslerine yönelik tehditlerinin ardından Yunanistan’ın askerî alarm seviyesini yükselttiği bir dönemde geldi.

Yunan basınında yer alan haberlere göre Atina yönetimi, İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmaların yeniden başlaması halinde NATO’nun Avrupa’daki karargahları ve askerî sistemlerinin hedef alınabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Yunan makamları, İran’ın 2 bin kilometreyi aşan menzile sahip çok sayıda balistik füzeye sahip olduğunu ve bu silahların Güneydoğu Avrupa’daki bazı hedefleri menziline alabileceğini değerlendiriyor.

SOUDA KÖRFEZİ NEDEN KRİTİK?

Yunanistan cephesinde askeri hareketlilik: Patriot hamlesinde 3 kritik mesaj

Patriot bataryasının Girit’e taşınmasının temel hedefinin, Souda Körfezi’ndeki kritik askerî ve stratejik altyapının hava saldırılarına karşı korunmasını güçlendirmek olduğu belirtiliyor. Souda Üssü, Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin yanı sıra ABD ve NATO tarafından da kullanılan stratejik bir deniz ve hava tesisi konumunda. Üs, Doğu Akdeniz ve daha geniş bölgedeki müttefik operasyonlarının desteklenmesinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle Atina, Souda’nın güvenliğini bölgesel güvenlik açısından öncelikli konular arasında değerlendiriyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ise Patriot bataryasının Karpathos’tan Girit’teki Souda Körfezi’ne transferinin tamamen operasyonel bir karar olduğunu belirterek, Yunanistan’ın askerî güçlerinin konuşlandırılmasına ilişkin kararların kendi egemenlik alanında olduğunu vurguladı.

Gerapetritis, “Yunanistan, kuvvetlerinin konuşlandırılmasıyla ilgili hiçbir öneriyi kabul etmemektedir. Bu, kanaatimizce uygun şekilde kullanacağımız egemen bir haktır” ifadelerini kullandı.

PATRİOT HAMLESİ DOĞRUDAN TEHDİTTEN ÇOK STRATEJİK ÖNCELİK DEĞİŞİKLİĞİ

Yunanistan’ın Karpathos’taki Patriot bataryasını Girit’teki Souda Üssü çevresine taşıması, İran’ın Avrupa’daki ABD ve NATO tesislerine yönelik tehditlerinin artık Yunanistan tarafından somut ve yakın bir risk olarak değerlendirildiği anlamına mı geliyor? İran’ın gerçekten Güneydoğu Avrupa’yı hedef alma kapasitesi ve niyeti konusunda ne biliyoruz?

“Bunu tehdidin aniden somutlaştığı şeklinde değil, Atina’nın önceliğini değiştirdiği şeklinde okumak daha doğru” diyen İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, “Yunanistan envanterine yeni bir sistem eklemedi; Mart ayından beri Karpathos’ta duran bataryayı Girit’e kaydırdı. Yani elindeki korumayı en riskli gördüğü noktaya taşıdı. Bu da mantıklı bir tercih, zira Souda yalnızca Yunan ordusunun değil, aynı zamanda ABD ve NATO’nun bölgedeki faaliyetlerini destekleyen bir üs. İran’ın gündeminde ABD varsa, hedef listesinde Karpathos değil, Souda bulunur” dedi.

Tetikleyicinin de belliği olduğunun altını çizen Toğa, “Financial Times, rejime yakın iki kaynağa dayanarak İran’ın Kıbrıs ve Bulgaristan’daki ABD hedeflerine yönelik seçenekleri değerlendirdiğini yazdı. Ancak gazetenin kendisi de bu planların varlığının bir saldırı kararı alındığı anlamına gelmediğini özellikle belirtti. Burada kapasite ile niyeti ayırmak gerekiyor” dedi ve şöyle devam etti:

-- Kapasite tarafında, müttefik değerlendirmeleri İran’ın hâlen 2 bin kilometreyi aşan menzilde önemli sayıda balistik füzeye sahip olduğunu söylüyor. Dolayısıyla bu coğrafya teknik olarak menzil içinde. Niyet tarafında ise elimizde bir karar değil, senaryo çalışması var. Her ordu bu tür planlar yapar ve bunların basına yansıması çoğu zaman caydırıcılık amacı taşır.

-- Şunu da eklemek gerekir: Bataryanın Karpathos’ta bulunması, konuşlandırıldığı Mart ayından itibaren zaten ayrı bir tartışma konusuydu. Türkiye, Ege adalarının 1923 Lozan ve 1947 Paris Antlaşmaları’yla belirlenmiş gayriaskerî statüsü gereği, bu tür konuşlanmaların antlaşmalara aykırı olduğunu bildirmiş ve itirazını resmî düzeyde iletmişti. Yunanistan ise adaların statüsüne dair tek taraflı iddiaları reddettiğini ve savunma amaçlı konuşlanmanın egemenlik hakkı olduğunu açıklamıştı. Bu ihtilaf bugünkü kararla çözülmüş değil. Bataryanın adadan ayrılmasını bu tartışmanın sonucu gibi okumak için de elimizde yeterli veri bulunmuyor.

BU HAREKETLİLİK ÜÇ AYRI SİNYAL VERİYOR

İran’ın 2 bin kilometreyi aşan menzile sahip balistik füzeleri düşünüldüğünde, Girit’e Patriot konuşlandırılması İran kaynaklı olası bir füze saldırısını ne ölçüde engelleyebilir? Bu hamle daha çok gerçek bir savunma ihtiyacına mı, yoksa İran’a ve bölgedeki diğer aktörlere verilen stratejik bir mesaja mı işaret ediyor?

Bu soruma “İkisi birden, ancak ağırlık daha çok mesaj tarafında” cevabını veren Oral Toğa, şu yorumda bulundu:

-- Teknik gerçek şu ki tek bir Patriot bataryası bir adayı değil, belirli bir noktayı savunabilir. Menzilin sonundan gelen bir balistik füze çok yüksek hızla iner; karşılama için elde kalan süre son derece kısadır ve bir bataryanın atabileceği füze sayısı sınırlıdır. Yoğun bir saldırıya karşı sağlayacağı koruma bu yüzden kısıtlı kalır. Ancak asıl mesele şu: Gerçekçi tehdit, yoğun bir füze saldırısı değil. Mart ayında Kıbrıs’taki Akrotiri Üssü’nü vuran şey balistik füze değildi; çok alçaktan uçtuğu için fark edilemeyen Şahid tipi bir İHA’ydı ve Kıbrıslı yetkililere göre büyük ihtimalle Lübnan’dan fırlatılmıştı. Sınırlı sayıda İHA ya da füzeye karşı Patriot anlamlı bir koruma sağlar. Yani hamlenin somut bir askerî karşılığı var.

-- Bununla birlikte üç ayrı sinyal de veriyor. Tahran’a üssün savunmasız olmadığı, Washington’a Yunanistan’ın ev sahibi olarak üzerine düşeni yaptığı, kendi kamuoyuna ise devletin hazırlıklı olduğu mesajı iletiliyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis’in kararın tamamen operasyonel olduğunu ve kuvvet konuşlandırmasına dair hiçbir öneriyi kabul etmediklerini vurgulaması da bu çerçeveyle uyumlu. Nitekim Souda üzerinden yapılan askerî açıklama kendi başına yeterli ve ikna edici, zira İran’ın hedef listesinde bir ABD ve NATO üssü varsa, sınırlı sayıdaki hava savunma varlığını oraya kaydırmak beklenen tercihtir. Şunu da eklemek gerekir: Yunan personelinin bu tehdide karşı fiilî tecrübesi var. Suudi Arabistan’da görevli Yunan bataryası, 19 Mart’tan bu yana dört balistik füzeyi önlemiş durumda.

GKRY’DEKİ YUNAN F-16’LARI KALACAK

Yine Yunan basınındaki haberlere göre, Tahran’dan gelen tehditler nedeniyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) konuşlandırılan Yunan F-16 savaş uçaklarının adadaki görevlerine devam etmesi bekleniyor.

Atina’nın ayrıca Yunanistan ve GKRY’deki askerî tesislere yönelik olası tehditlere karşı ABD ve İsrail ile temas halinde olduğu bildiriliyor. Yunanistan’ın, resmî bir talep gelmesi halinde Bulgaristan’ın hava savunmasının güçlendirilmesine yönelik olası desteği de değerlendirdiği belirtiliyor.

‘İRAN’IN HEDEF MANTIĞI ÜLKE TEMELLİ DEĞİL, İŞLEV TEMELLİ’

Peki, İran açısından Souda Körfezi, GKRY, Bulgaristan ve Güneydoğu Avrupa’daki NATO/ABD unsurlarının aynı anda gündeme gelmesi nasıl okunuyor? Tahran böyle bir durumda doğrudan Yunanistan’ı hedef almak yerine ABD ve İsrail’e yönelik dolaylı veya asimetrik bir strateji izleyebilir mi?

“İran’ın hedef mantığı ülke temelli değil, işlev temelli. Bu ayrım her şeyi açıklıyor” diyen Oral Toğa, “Souda, ABD donanmasının bölgedeki faaliyetlerini destekliyor; Bulgaristan’daki Bezmer Üssü, ABD ikmal uçaklarına açıldı; Akrotiri ise İngiltere’nin ileri harekât üssü. Tahran’ın gözünde bu tesislerin ortak noktası, hangi ülkede bulundukları değil, kendisine yönelik operasyonları mümkün kılmaları” dedi.

Dolayısıyla verilen mesajın Washington’dan çok Avrupa başkentlerine yönelik olduğunu vurgulayan Toğa, “Yani üs kullandırmanın bir bedeli olduğu hatırlatması. Doğrudan Yunanistan’ı hedef alma ihtimalini çok düşük görüyorum ve bunun sebebi kapasite değil, hesap. Bir NATO üyesinin topraklarını doğrudan vurmak, zaten ABD ile savaş hâlindeki İran’ın karşısına çok daha geniş bir koalisyon çıkarır. Tahran’ın böyle bir eşiği aşmakta hiçbir çıkarı yok” şeklinde konuştu.

‘BU DEĞERLENDİRMELERDE TÜRKİYE GEÇMİYOR ÇÜNKÜ…’

Olası bir hareketin dolaylı ve inkâr edilebilir olmasının çok daha muhtemel olduğunu vurgulayan Oral Toğa, “Akrotiri örneği bu şablonu zaten gösterdi; yani vekil bir aktör eliyle yapılan, menzil sorununu ortadan kaldıran, maliyeti düşük ve doğrudan İran’a atfedilemeyen bir İHA saldırısı. Ancak burada İran açısından ciddi bir kısıt var. Vekil ağı, 2024’ten bu yana belirgin biçimde zayıfladı. Dolayısıyla bu seçenek de eskisi kadar geniş değil” dedi ve ekledi:

"Sonuç olarak beklenmesi gereken şey bir saldırı değil, tehdidin masada tutulması. İran’ın amacı vurmak değil, üs kullandıran ülkelerin bu kararı yeniden düşünmesini sağlamak. Şunu da netleştirmek gerekir: Bu değerlendirmelerde Türkiye geçmiyor. İran, savaş boyunca Türkiye’ye yönelik hiçbir adım atmadı ve bunun yapısal sebepleri var. Türkiye, İran’ın abluka altındaki dış ticaretinin ana güzergâhlarından biri ve savaş süresince açık kalan sayılı kanallardan birini oluşturuyor. Tahran’ın bu kanalı riske atmasını gerektirecek bir hesap bulunmuyor."

View the original on CNN Türk

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.