ESPN DeportesEN VIVO: interferencia de aficionado crea polémica, Volpe remolca una y acerca a YankeesESPNHow the Dream took a 2-0 lead over the LibertyLa NaciónLa agenda de la TV del jueves: el Masters 1000 de Shanghai y la acción del básquetbolThe Jerusalem PostProtesters overrun Israeli peace vigil marking October 7 attended by Mamdani한겨레사형 실패로 깨어난 미 여성 “분노와 혼란”…윤리·법적 논란 확산ZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioSouth China Morning PostWill Huanggang Port opening boost spending at Shenzhen’s border retail shops?SCMP ChinaThe ‘G2’ illusion? After Xi-Trump summit, China wants equality while the US seeks deals20 Minuten«Kostete 500 Euro»: GC-Coach machte Deutsches Supertalent grossDeadlineSkydance Film Bosses Dana Goldberg & Josh Greenstein & The Warner Bros To-Do List: Pics That Are Ready, In The Works Or On Fire경향신문법원 “JMS·정명석, 성폭력 피해자들에 손해배상 해야”···홍콩 국적 신도 등에 배상 판결E! OnlineBritney Spears Shares Pic With Sons Jayden & Sean Preston at Dollywood
The Daily Newsstand · Free, Always
Thursday, October 8, 2026

Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın Yunan savaş uçağıyla öldürülmesinin üzerinden 30 yıl geçti: Naaşı Ege Denizi’nden çıkarılamadı

Translate

30 yıl önce bugün, Ege Denizi üzerinde, alışık olunduğu şekilde, Türkiye ile Yunanistan savaş uçakları arasında it dalaşı başladı. İt dalaşlarının başlıca sebebi, Yunanistan’ın, hava trafiği hizmeti sunulan bölge olan Uçuş Malumat Bölgesi’ni (FIR) kendi egemen hava sahası gibi görmesi; Türkiye’nin ise bunu Uluslararası Sivil Havacılık Sözleşmesi’ne aykırı bularak kabul etmemesiydi.

Image

GERÇEK FÜZE KULLANDI

Gazeteci Hakan Cem Işıklar 8 Ekim 1996’yı, 2009’da yayımlanan “Casus Belli” kitabında detaylı bir şekilde anlattı. O gün, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Güney Ege ve Akdeniz’de tatbikat gerçekleştiriyordu. Balıkesir’deki 9. Ana Jet Üssü’nden ise Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan ve Pilot Kurmay Yarbay Osman Çiçekli, çift koltuklu F-16 savaş uçağı ile havalandı. Onlara kol uçuşunda bir F-16 eşlik etti. Dört F-4 de refakat etti. Çiçekli, o günkü faaliyetlerini daha sonra, “Görevimiz, Sakız-Sisam adaları civarındaki uluslararası sularda görevi bulunan Eskişehir konuşlu F-4 uçaklarına musallat olacak Yunan uçaklarını üzerimize çekerek, onların bu sahayı rahatça kullanmalarına yardımcı olmaktı” diye anlattı.

Türk uçaklarından bir süre sonra Yunanistan’dan iki adet Mirage savaş uçağı kalktı. İki F-16 ile iki Mirage it dalaşına girdi; birbirlerini engellemeye çalıştı, yakın manevralar yapıldı. İt dalaşı sırasında Nail Erdoğan’ın yönettiği F-16, bu tür karşılaşmalarda yaygın olan simüle (temsili) atışlar gerçekleştirdi; her iki uçağı da vurdu. Yunan uçaklarından birini komuta eden Pilot Yüzbaşı Thanos Grivas ise, temsili atışın aksine, gerçek bir güdümlü füze ateşledi. Nail Erdoğan’ın bulunduğu F-16, uluslararası hava sahasında, Sakız Adası’nın 15 mil güneybatısında arkadan isabet alarak, şiddetli bir gürültüyle sarsıldı ve düşmeye başladı.

KAZA OLARAK DUYURULDU

Ön tarafta oturan Yarbay Çiçekli, kendisini fırlatma koltuğuyla kurtardı. O anları, “Sanki bir anda kıyamet koptu. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ, vücudumun her hücresinde hissettiğim o korkunç patlamayı tarif etmemin imkânı yok. İçinde bulunduğum kokpit birden paramparça oldu. Aniden içeri dolan kavurucu petrol yangınının neden olması beklenen acıyı, sanırım içinde bulunduğum şok etkisinden olacak, hissetmedim bile. İşte bu noktada ‘öldüm’ diye düşündüm” sözleriyle anlattı. Yüzbaşı Nail Erdoğan ise kurtulamadı, Ege Denizi’ne düşerek şehit oldu. Işıklar’ın kitapta “doğrulatması güç” sözleriyle aktardığı duyuma göre Türk F-16’lara refakat eden F-4’ler, durumu anlayınca Mirage'ı takip etti, hedeflerini ona kilitleyip atış izni istedi. Ancak harekât merkezi onay vermedi ve geri döndüler.

Nail Erdoğan’ın naaşı çıkarılamadı. Olayın basına yansıma şekli ise çok farklı oldu. Türk Genelkurmay Başkanlığı, uçağın “normal eğitim uçuşu sırasında denize düştüğünü” açıkladı. İt dalaşından bahsetmedi. Yarbay Çiçekli’nin Yunan helikopteri ile kurtarıldığını belirtti. Basında ise, olayın Yunan uçaklarının tacizi sonucu gerçekleştiği yazıldı. Olaydan iki gün sonra, iddiaya göre iki Türk F-16’sı, bir Yunan Mirage uçağı ile yine Ege’de angajmana girdi. Yunan uçağı yanarak denize çakıldı, pilotu paraşütle atlayarak kurtuldu. Sözkonusu olay, bir misilleme olarak değerlendirildi.

YUNAN DERGİSİ: UÇAK DÜŞÜRÜLDÜ

Kamuoyu olayın bir kaza değil, saldırı olduğunu 7 yıl sonra, 2003’te duydu. Yunanistan’da, olayın gerçekleştiği tarihteki Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos’un yazarları arasında bulunduğu Krama dergisi, ikinci sayısında, Yunan Mirage uçaklarının bir F-16 düşürme olayını anlattı. Basılı dergiye bugün kolayca ulaşmak mümkün olmasa da, gazeteci Yorgo Kırbaki, dergideki makaleyi Milliyet gazetesinin 16 Mayıs 2003 tarihli sayısında özetledi. 

Buna göre Krama, bir Türk F-16’sı düşürülme olayını, büyük oranda yukarıda ifade edildiği şekilde aktardı. Tarih olarak ise Ekim 1996’yı değil, Nisan 1996’yı gösterdi. Fakat Nisan’da böyle bir olay yaşanmamıştı. Gazeteci Kırbaki, “Krama dergisinin haberinde olay tarihinin yanı sıra mekân konusunda da çelişkiler mevcut. Dergi, uçağın Sisam Adası açıklarına düştüğünü iddia ederken, kayıtlarda uçağın Sakız Adası’na düştüğü belirtiliyor. Bu çelişkilerin nedeninin sorulduğu dergi editörleri, kendilerinin de bunun farkında olduklarını söylemekle yetindiler; ancak dergiye neden çelişkili bilgi yansıttıkları konusunda açıklama yapmadılar” diye yazdı. Bunun yanında, Yunan Hükümet Sözcüsü’nün iddiaları doğrulamadığını, Dışişleri Sözcüsü’nün soruları cevaplamaktan kaçındığını, Savunma Bakanlığı çevrelerinin ise iddiayı yalanladığını belirtti.

FOTOĞRAF SONRASI ‘ÖRTBAS ETTİLER’ AÇIKLAMASI

Aynı dönemde Türk havacılık dergisi Kanatlar’da yayımlanan bir fotoğraf da yine geniş yankı uyandırdı. Fotoğrafta Yunan pilot Thanos Grivas’ın Mirage uçağına Türk bayrağı işlendiği görüldü. Bu, askeri havacılıkta “kill mark” olarak ifade edilen, vurulan düşman uçaklarının bayrağını uçağa işleme hareketiydi. Yunan Hava Kuvvetleri fotoğrafı yalanlarken, Türkiye’den ilk defa, uçağın düşürüldüğü yönünde açıklama geldi. 1996’nın Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi, uçağın vurulduğunu söyledi; geçmişte “maddi delil bulunamaması nedeniyle olayın üzerine gidilemediğini” savundu. Kurtulan pilot Çiçekli’nin şoka girmesi nedeniyle olayı tam olarak anımsamadığını ileri sürdü. Ancak Pilot Yarbay Çiçekli, 2012’de Habertürk’e konuşarak, “Maalesef, zamanın idarecileri bunu örtbas etti. Zamanın Hava Kuvvetleri Komutanının ‘Bu olay üzerine kimse konuşmayacak, emrediyorum’ ifadesini çok net hatırlıyorum” dedi. Uçağın düşürüldüğü, 2014’te Millî Savunma Bakanı tarafından resmi olarak da doğrulandı. Yunanistan ise suçlamaları reddetti.

AİLE AİHM’E GİTTİ, NAAŞ ARANDI

Nail Erdoğan’ın ailesi 2003’teki gelişmeler üzerine aynı yıl Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Yunanistan’dan, Erdoğan’ın naaşının çıkarılabilmesi için 4 milyon euro maddi, acılarının giderilebilmesi için 625 bin euro manevi tazminat talebinde bulundu. Olayın cinayet olduğuna dikkat çekildi.

AİHM, 2009’da, Yunanistan’daki iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle “kabul edilemezlik” kararı verdi. Bu karar Türk kamuoyunca, Türkiye’nin uçağının Suriye tarafından düşürüldüğü 2012 yılında öğrenildi. Aynı dönem, toplumdaki hassasiyetin artması ve Nail Erdoğan’ın kızının 10 bin imza toplaması üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erdoğan’ın naaşının Ege Denizi’nde aranması için talimat verdi. Aile aynı zamanda AİHM’in “iç hukuk yolları” gerekçesine karşılık olarak Yunan yargısına başvurdu. İlerleyen süreçte de Türk yargısı, “Kasten öldürme” ve “Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya dönük eylem” suçlarından Pilot Grivas hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırladı; Yunanistan’dan “adli yardım” talep etti. Ancak ne bu talebe olumlu yanıt geldi ne de Yunanistan’daki iç hukuk süreci karşılık buldu.

Yunanistan Savunma Bakanı, “Yunanistan için, düşürülmüş bir uçak yoktur” dedi. Nail Erdoğan’ın naaşının Ege’de aranmasına ise 2014 yılının Nisan ayında başlandı; aramalar yaklaşık üç haftanın ardından, başarısızlıkla son buldu.

GRİVAS ‘PARDON’ DEDİ Mİ?

Türk basınında, Yunan Pilot Grivas’ın, Yarbay Çiçekli’nin Yunanistan’da tedavi gördüğü hastaneye giderek, alay edercesine, “Pardon, emniyet sistemini açık unutmuşum” dediği sıkça yazıldı. Ailenin AİHM’e başvurusunda da buna işaret edildi. Çiçekli ise 2024’te kaleme aldığı yazıda böyle bir diyalog yaşanmadığını söyledi: “Yunanlı pilot, değil kabadayı tavırlar sergilemeyi, işlediği kabahat üzerine suçüstü yapılmış ortaokul öğrencisi tavrı içinde benimle göz göze gelmemeye çalışıyordu. Bekledim ki biz iki pilot karşılıklı birkaç dakika konuşalım, bu ara konuyu anlamaya çalışırım (...) Bir anda ortam hareketlenip içeriye tekerlekli sandalye ve beraberinde beyaz önlüklü başkaları girip, onlar pilotu alelacele oradan uzaklaştırırlarken ben itiraz ederek pilotla konuşmak istediğimi tekrarladım. Takmadılar! Velhasıl tek kelime bile konuşamadık Yunanlıyla, sadece bakıştık”.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.

Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın Yunan savaş uçağıyla öldürülmesinin üzerinden 30 yıl geçti: Naaşı Ege Denizi’nden çıkarılamadı — KioskNews