Çürüme, ahlak, umut ve direniş

Miguel Angel Asturias 1966’da Lenin Barış Ödülü, 1967’de Nobel Edebiyat Ödülü alan Guatemalalı bir yazar ve şairdir.
“Sayın Başkan”, Asturias’ın, zalim bir Diktatörü anlatan ünlü romanıdır.
Ben bu romanı ilk kez, 12 Mart 1971 darbesi sırasında okumuş ve çok etkilenmiştim:
Doğramacı beni Genelkurmay Başkanı Tağmaç’a “Kürtçü” diye ihbar edip askere aldırırken AHLAKİ değerlerim konusundaki UMUDUMU hiç yitirmememe yardımcı olmuştu.
12 Eylül 1980 döneminde bir kez daha okudum.
Evren’in sakal baskılarına DİRENDİĞİMDE, “Sakal benim eşimin egemenlik alanıdır, devletin değil” diyerek, YÖK’ü protesto etmek için Hacettepe’den istifa ederken, yine AHLAKİ değerlerimin ve UMUDUMUN korunması konusunda bana yardımcı oldu:
Eşimle birlikte, o faşizan Anayasa’ya, ince zarftan görünen mavi renkli, HAYIR oyumuzu attık.
ÇÜRÜMENİN toplumsal bir olgu haline geldiği bugünlerde yeniden okuyorum.
Roman, Guatemala’daki Diktatör Manuel Estrada Cabrera’nın yönetimini simgeler.
Başkanın gölgesi ve yarattığı korku iklimi tüm ülkeye hâkimdir; herkes birbirini ihbar etmektedir.
ÇÜRÜME ana olgudur. Rejim, onur, adalet, dostluk gibi en temel insani değerleri ÇÜRÜTÜR.
Başkan, Miguel Cara de Angel’i cezalandırmak için hapse atmıştır. (İsme dikkat)
Fakat Cara de Angel, psikolojik olarak DİRENMEKTEDİR. Onu hayatta tutan şey, karısı Camila’ya kavuşma UMUDUDUR.
Zalim Diktatörün temel kuralı ise “kimseye hiçbir türden UMUT verilmemesi”dir.
Diktatör, Vich adlı bir ajanı, (İsme dikkat) sanki ona dostmuş gibi, Cara de Angel’in yanına sokar.
Vich, Cara de Angel’in DİRENİŞİNİ kırmak için, Camila’nın Başkan’ın metresi olduğu yalanını söyler.
Bu yalan, Cara de Angel’in son DİRENCİNİ de kırar, kişiliğini paramparça eder; son UMUDUNU da yitiren Cara de Angel hücresinde ölür.
Zalim Diktatör, düşmanının UMUDUNU yok ederek DİRENİŞİNİ kırmış, kişiliğini de yok etmiştir!
Benim AHLAK anlayışım, İyiliğe, Doğruluğa, Dürüstlüğe, Gerçeğe, Haklılığa, Güzelliğe bağlılıktır:
Bağımsızlığa, Özgürlüğe, Eşitliğe, Laikliğe, Dayanışmaya, Adalete, Barışa inanıyorum.
Emperyalizmin etkisiyle, ÇÜRÜMENİN o iğrenç kokusu her yeri sarmışken ben Dünya’da da Türkiye’de de bu AHLAKİ ilkelerin, eninde sonunda egemen olacağına da inanıyor, bunu UMUT ediyor ve bu UMUDUMU gerçekleştirmek için DİRENİYORUM.
Emperyalizm ve uşakları, istediklerini yapsınlar...
Ne AHLAKIMI yitiririm ne UMUDUMU...
Ne de bunlar için DİRENİŞİMİ bırakırım!
Selam olsun, AHLAKI için İyiliğe, Doğruluğa, Dürüstlüğe, Gerçeğe, Haklılığa, Güzelliğe bağlı kalanlara, Bağımsızlık, Özgürlük, Eşitlik, Laiklik, Dayanışma, Adalet, Barış ilklerinin Dünya’da ve ülkemizde egemen olacağını UMUT edenlere...
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.